Adli İnceleme Hizmetlerinin Özelleştirilmesi

Adli İnceleme Hizmetlerinin Özelleştirilmesi

Konu Detayları

Bugün özel güvenlik hizmetleri yürütenlerin sayısı, polis sayısını aşmıştır. Sürekli ve düzenli biçimde güvende olmak gibi değişen gereksinimler, büyümek zorunda olan ekonomiler ve de kolluğun görev tanımı dışına çıkan, bir kısmı mevzuatlarla da tespit edilmiş çok sayıda yeni alan, bu oranı özel güvenlik hizmetlerinin lehine niteliksel ve niceliksel arttırmaktadır.

Bu sayısal artışın sadece genel kolluk hizmetlerine benzer özel güvenlik hizmeti alanlarında yükseldiği düşünülmemelidir. Araştıran, soruşturan, inceleyen alanlarda da bu sayı giderek artmakta ve yeni gereksinimler ortaya çıkarmaktadır. Adli bilim hizmeti veren özerk ve özel laboratuvarlara duyulan gereksinim de bu çerçevededir.

Bu durum sadece, ülkenin daha fazla adli bilimciye gerek duymasının bir karşılığı değildir aynı zamanda özellikle insan gücü noktasındaki niteliksel eksikliğin de genişlemesidir. Özellikle polis, jandarma ve adli tıp laboratuarları personellerinin önemli bir bölümü, kendi meslek çevrelerinden seçilmekte; son derece teknik bir alan olmasına rağmen, bu kişilerin adli bilimci olmanın asgari şartları olan lisanstan gelme ya da alanın ana derslerini alma, yayın yapma ve izleme, periyodik uzmanlık sınavından geçme gibi ölçütlerin uzağındadırlar.

Yukarıdaki paragraftaki gibi, bu kurumların yapılarındaki sorunlar, personellerindeki yetersizlikler ve işleyişle ilgili bariz kusurlar, karşıt adlibilimsel bir bakış açısıyla sayfalarca yazılabilir. Ancak yazının sonraki bölümlerine ışık tutması açısından bir temel ilke ortaya konulmalıdır. Devlet laboaratuarları dışındaki özerk ve özel laboratuarların çokluğu ve kalitesi, kurumlar arası hakemlik durumunu da güçlendirecektir. Burada İngiltere örneğindeki gibi adli bilimlerin tamamen özel sektörün eline geçmesi gibi radikal bir geçiş önerilmemektedir.

Her ne kadar Birleşik Krallık’ta adli inceleme hizmetlerinin özelleştirmesi sonrası polis ya da savcılık; yaptırmayı düşündükleri testlerin sayısını minimize edip, soruşturmaya göre, olayı açığa çıkarması en muhtemel bulguyu incelemeye göndererek bütçeleri içinde kalma çabasına girip bir anlamda hükümetin adımına destek olsalar da bu durum aslında önceki işleyişle ilgili bazı sorunların da gün yüzüne çıkmasına neden olmuştur. Özelleştirme sonrası karşılaşılan diğer bir önemli durum da, polisin inceleme süreçlerinde adli uzmanla protokoller dışında muhatap olması hatta kararlara ya da karar metinlerine müdahale etmeye çalışması olmuştur. Bu durumun soruşturmasal olarak yıkıcı etkilerinin olduğu düşünülmektedir. Peki özelleştirme sonrası durum buysa, öncesinde nasıldı? Soruşturmacının ve inceleyicinin görevlerinde bağımsız hareket etmesi ilkesine ne düzeyde uyuluyordu? Professor Peter Gill bu durumla ilgili You can’t put forensic science solely in police hands. It would be disastrous.” demektedir. Sayısız yanlış analiz bir çok masumun yıllarını hapiste geçirmesine neden olmuştur. Şimdi karşıya geçelim. İngiltere’de üç büyük özel adli laboratuar vakaların incelenmesinde yetersiz kalabilmektedir.

Bu nedenle Türkiye için adli bilim hizmetlerinin tamamen özelleştirilmesinde bu denli radikal bir geçişe gerek vardır diyemeyiz. Bu üç Laboratuar ülkenin köklü kurumlarındandır. Ancak birçok anlamda kendilerini yeniliyor olmaları artık kaçınılmazdır. Diğer taraftan bugüne kadar hiç olmadığı kadar devlete karşı işlenen suçlarda artış vardır. Devletin taraf olduğu bu suçta, adli vakaların devlet laboratuarlarında incelenmemesi gereği temel bir prensip olarak karşımızdadır. Bu durumda da en az devlet laboratuarları kadar gelişmiş, özerk ve özel laboratuvarlara ihtiyaç vardır. Bu alanda özel girişimler olsa da devletin öncelikle özel bilirkişinin konumunu güvenceye alacak mevzuatları üretmesi gerekmektedir. Mevcut regülasyonlar özel yapılanmaları zorlamakta, kendilerini başlarının ağrımayacağı alanlarda kalmaya zorlamaktadır.

Danışıklı biçimde alınmış ISO 17025 ile akreditasyona sahip olmak yerine uluslararası kriterleri göre kurulmuş ve işleyen laboratuarlar artık zorunluluktur.

 

  • Paylaş